Muallel fiil ne demek ?

Muallel Fiil Nedir? Bir Dil Yolculuğu ve Hikâyesi

Herkese merhaba! Bugün biraz kelimelerden ve dilin tuhaf dünyasından konuşalım. Hani bazen hepimiz bir kelime duyarız ama aslında tam anlamını öğrenmek için bir durup düşünürüz. İşte, muallel fiil kelimesi de tam olarak böyle bir kelime! Ne demek ki bu "muallel fiil"? Hadi, biraz hikaye anlatayım, belki kelimenin anlamı kadar, tarihsel ve toplumsal yansımalarını da keşfederiz.
Bir Gün, Bir Kelime: Muallel Fiil

Düşünün, İstanbul’da bir kış günü… Kar yağmış, hava soğuk ama içeri girince sıcak bir çay sizi bekliyor. Hande, edebiyat öğrencisi, tüm günü ders kitaplarıyla geçirmiş ve bir de ilgisini çeken bir kelimeyle karşılaşmış: Muallel Fiil. Bu kelime, ona tam bir gizem gibi gelmişti. Derinlemesine bir araştırma yapmadan edemedi, zira her öğrencinin yaşadığı o “kelime merakı” duygusunu hissetmişti.

Hande, kitabın sayfalarında gezindikçe muallel fiil kelimesinin, bir fiilin bir özelliği olduğunu ve bazen “arızalı” ya da “bozulmuş” bir durum gösterdiğini öğrenmişti. Yani muallel fiil, doğrudan yapısı ve anlamı bakımından eksik veya noksan bir durumu anlatıyordu. Fakat bu fiillerin yapısı o kadar da basit değildi; çünkü bir dilin ardında, toplumun ve dilin tarihsel birikimi de vardı.

“Peki ama bu kelime neden böyle özel bir anlam taşıyor?” diye düşündü Hande. “Bir dildeki eksikliklerin arkasında, tarihsel ya da toplumsal bir şeyler mi gizli olabilir?” diye sorarak, araştırmasına devam etti.
Erkekler ve Stratejik Yaklaşımlar: Bir Fiilin Sorunu Nasıl Çözülür?

Hande'nin erkek arkadaşı Baran, mühendislik fakültesinde okuyan, çözüm odaklı ve analitik bir zekaya sahip biriydi. Hande, ona muallel fiil hakkında sohbet açtığında, Baran hemen konuya girmeden önce derin bir nefes aldı. O, her şeyi mantıkla çözmeye çalışan biriydi, ama kelimelerin anlamı ve dilin sosyal yapıları konusunda genellikle "bana ne" yaklaşımını benimserdi. Yine de merakla dinlemeye başladı.

Baran, mühendis bakış açısıyla muallel fiili şöyle açıklamaya çalıştı: “Eğer bir fiil muallelse, yani bozulmuşsa, o zaman bu dilin sisteminde bir aksaklık olabilir. Bu fiil, öznenin ya da yüklemin eksikliğiyle birleşiyor ve bazen de anlamını tam olarak ortaya koyamıyor. Yani, bir arıza gibi düşün.”

Hande, Baran’ın yaklaşımına şaşırmıştı; çünkü Baran her zaman çözüm odaklıydı, ama bir kelimeyi bu kadar teknik bir açıdan görmek onu düşündürmüştü. Hande, dilin sadece bir sistemin parçası değil, toplumsal bir yansıma olduğunu hatırlayarak karşılık verdi. Baran’ın bakış açısı, eksiklikleri anlamaya çalışırken yapılan teknik bir çözüm gibiydi.
Kadınların Empatik Yaklaşımları: Dilin Sosyal Boyutları

O sıralarda Hande'nin yakın arkadaşı Zeynep, psikoloji öğrencisi ve kelimeler hakkında düşünceleri çok farklıydı. Zeynep, her zaman kelimelere duygusal bir bağ kurarak yaklaşırdı. Hande, Zeynep’e muallel fiili sorduğunda, Zeynep derin bir nefes alıp, “Bir dilin arızalı hali, toplumun da arızalı halini yansıtıyor olabilir mi?” diye sormuştu.

Zeynep’in bakış açısı, Hande’ye tamamen yeni bir perspektif açtı. Zeynep şöyle dedi: “Bir kelime, dilin işleyişinde bir eksiklik gösteriyorsa, bu sadece o kelimenin bir ‘arızası’ değil, toplumda bir bozulmuşluk ya da kesilme olabilir. Dilin işlevi, toplumsal yapıyı ve kültürel bağlamı şekillendirir. Bazen, dildeki eksiklikler, geçmişin izlerini taşır.”

Zeynep’in yaklaşımı, dilin sosyal yapılarla bağlantılı bir bütün olduğunu vurgulayan derin bir bakış açısıydı. Onun empatik bakış açısında, kelimenin "eksiklik" taşıması, daha büyük bir toplumsal yapısal sorunu işaret edebilirdi. Zeynep’in çözüm önerisi, dilin evrimsel gelişimini ve toplumsal dinamikleri bir arada değerlendirmekti.
Tarihsel Bağlam: Muallel Fiil ve Toplum

Muallel fiilin anlamı sadece dilin teorik bir parçası değil, tarihsel ve toplumsal bir bakış açısı da taşıyor. Muallel fiil, Osmanlı Türkçesi’nden günümüze kadar gelirken, dildeki bozulma ve değişim, toplumun dönüşümünü yansıtan bir etkendi. Zamanla, dilin kurallarına dair eksiklikler de, çeşitli toplumsal yapılarla ilişkili hale gelmişti.

Bu fiillerin varlığı, toplumdaki değerlerin değişmesiyle, bir anlamda uyumsuzlukların, karmaşaların ya da eksikliklerin göstergesi olabilir. Bu bakış açısını, Zeynep’in duyusal yaklaşımıyla birlikte düşündüğümüzde, muallel fiilin sadece dil bilgisel değil, toplumsal bir analiz aracı olarak kullanıldığını görürüz.
Sonuç: Dilin Evreni ve Toplumsal Yansımalar

Sonuç olarak, muallel fiil, dilin arızalı hali olarak gözlemlenebilir, ancak bu arıza sadece dilin kurallarında değil, aynı zamanda toplumsal yapının işleyişindeki bir bozulmayı da işaret eder. Hande’nin, Baran’ın ve Zeynep’in bakış açıları arasındaki farklar, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, bir toplumsal yapının, bir kültürün yansıması olduğunu ortaya koyuyor.

Hadi gelin, muallel fiil hakkında ne düşündüğünüzü paylaşın. Sadece bir dil hatası mı, yoksa toplumsal eksikliklerin bir simgesi mi? Hep birlikte tartışalım!

Kaynaklar:

- Türk Dil Kurumu (TDK) - "Muallel Fiil" Tanımı

Yılmaz, H. (2019). *Dil ve Toplum: Sosyal Yapının Kelimelere Yansıması. Eğitim ve Dil Bilimi Dergisi
 
Üst